GENÇLİK
NASIL DEĞER KAZANIR?
Gençleri
imana ve İslâmî hayata hazırlamak için heyecan ve
aşkla donatmak gerekir. İdeal bir gence yakışan, olgun
ve şuurlu bir Müslüman olmaktır. Bunun için de ilim
ve imana çalışmak, hayatını İslâmın yüce prensiplerine
göre yaşayıp, gençlik günlerini boşu boşuna kaybolmaktan
kurtarmak gerekir.
İslâm büyüklerinin hayatı ve hatıraları, genç nesiller
için en güzel rehberdir. Hayatın fırtınalı ve dağdağalı
hadiseleri içinde bu rehberler ışıklı deniz fenerleri
gibi aydınlık verirler. Hayatlarını vatan, millet
ve din yolunda feda eden maneviyat önderleri, dünyada
birer kutup yıldızı oldukları gibi, ukbâda da (ahirette)
günahkârların şefaatçisi olurlar.
Ey genç kardeşim ve zamanlarını hayhuylu, başıboş
yaratıklar gibi boşluklar içinde geçiren sersem nefsim!
Bu yaşa geldin. Çocukluktan çıktın. Çocuklar var ki,
sen onlardan gerisin. Sakallı çocuk olmak, bir insan
için maskaralık, çirkinlik ve kötülük alâmetidir.
Halbuki sana yakışan, senin taze ve şirin gençliğine
yaraşan, hoplayıp zıplamayı bırakıp, olgun ve yüksek
bir Müslüman namzedi olarak ilm-i îmana çalışmak,
İslâmiyetin yüce bilgisiyle bilgin olmaya gayret etmektir.
Allah'a ibadet ve itaat edip, namaz ve ibadete sarılıp,
güzel gençliğini çirkinleştirmekten, gençlik günlerini
boşu boşuna öldürmekten kurtulmaktır.
Kendini bir yokla. Ben seni görüyorum ki, sende parlak
ve edebî bir istikbali kazanma kabiliyeti var. Bu
istidat senin gençlik ruhunun nurundan fışkırarak,
senin mânevî ve maddî sîmanda ışıldamakta; gözlerinde,
okumaya ve Allah'a ibadete olan sevgi kıvılcımları
parıl parıl parıldamaktadır. Bu nurları karartmamayı,
bu ışıkları söndürmemeyi aklın ve kalbin sana feryad
ü figanla ihtar ediyor. Ruhun, derinliklerde, "Oku!
Allah'ın bahtiyar bir kulu, cemiyetin gülü, İslâmiyetin
bülbülü ol!" diye İlâhî bir sadâ ile sana sesleniyor.
Bu sadâya kulak verip nur-u Kur'ân'la ilim ve irfan
sahibi olarak iki cihanın saadetiyle mes'ud
ol.
Gençleri imana ve İslâmî hayata heyecan ve aşkla teçhiz
ve tezyin etmek gerekir. Gençlerde istiklâl, istikamet,
ahlâkî güzellik ve yükseklik, terakkî ve tekâmül,
tefeyyüz ve tekemmül aşkını uyandırmak elzemdir.
Bize dinimizi, millet ve neslimizi, mazi ve müstakbelimizi
sevmek, bizi ezelî ve ebedî bir gaye sahibi yapmak,
bu mukaddes gaye uğrunda coşmak, icabında ser verip
sır vermemek, serden geçip dönmemek aşkını aşılamak
gerektir. Biz biçare gençleri iman ve İslâmiyet hizmet
ve mes'uliyetine, hidemat-ı Kur'âniyeye (Kur'ân hizmetlerine)
yöneltebilmek; cesaret, şecaat, azim, sebat, sadâkat,
sabır ve tahammül gibi yüksek seciye ve vasıflara
sahip olma aşkını zerk etmek lâzımdır.
Biz çaresiz gençleri tahkikî bir iman ve itakad kuvveti
ile tahkim etmek ve ancak ve ancak ve yalnız ve yalnız,
böylelikle bizleri ataletten, miskinlik ve uyuşukluktan,
hercailik ve havaîlikten, gayesiz ve fıkdan-ı fikirden
(fikirsizlikten) kurtaracak bir iktam ve cehdle, hamle
ve hareket verecek, ruhî buhranlardan kurtaracak bir
mürşid-i ekmele, nur-u Kur'ân'a bağlanmak aşkını telkin
etmek, mübrem bir keyfiyettir.
İmanı kurtarmak, Kur'ân'a ve Nura hizmet gibi mukaddes
ve asîl bir dâvâ uğrunda hayatımı fedâdan çakinmeyeceğim.
Devamı
için tıklayın >>>>
|